Allah ı c.c Zikretmenin Karşılığı
Haziran 26th, 2007 -- Posted in Dini Hikayeler | 4 Comments »
|
|
 Birgün Server-i Enbiyâ ’s.a.v.’ mescidde oturmuÅŸ idi. Cebrâîl aleyhisselâm geldi. Sultân-ı Enbiyâ, hazret-i Cebrâîl ile söyleÅŸirdi. Eshâb-ı kirâm mescide gelip, Seyyid-i kâinâtı meÅŸgûl görüp, bildiler ki, hazret-i Cebrâîl ile söyleÅŸir. Sükût edip, oturdular. O sırada hazret-i Alî ‘r.a.’ içeri girip, selâm verip, yerine oturdu. Hazret-i Osmân ‘r.a.’ gelip, selâm verip, yerine oturdu. Sonra Ebû Bekr ‘r.a.’ gelip selâm verdikde, hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm ayak üzerine kalkdı. Sultân-ı Enbiyâ hazretleri de ayak üzerine kalkdı. Eshâb-ı kirâm, Server-i kâinâtı ayak üzere kalkdığını görüp, hepsi ayaÄŸa kalkıp, hayret etdiler. Zîrâ Fahr-i âlem, Eshâb-ı güzînden kimseye ayak üzerine kalkmamışdır. Sonra bu husûsu, hazret-i Resûl-i ekremden sordular.
Birinci Cihan Harbinde Jandarma çavuÅŸluÄŸu yapmış Mürteza Baba İstanbul’un iÅŸgal hangâmesinde sallandığı yıllarda Rumlar Batı Anadolu köylerinde muzırlık yapmaya baÅŸlayınca, oralara sevk edilen kuvvetlerin içinde Mürtaza ÇavuÅŸ’da vamış.
Rumları geri püskürte püskürte Daya Kadın diye bir yere varmışlar. Hem epey yoruldukları için, hem de gece bastırdığı için, orada, Balkan Harbinden kalma tabyalarda geceleme durumu hasıl olmuş. Bir nöbetçi dikmişler, diğerleri yatmış.
continue reading »
Erzurum’un büyük velîsi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmâil Fakîrullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluÄŸunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeÅŸmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı: continue reading »
Hz. Ali r.a. ordusu ile harbe gitmekteyken uğradığı son bir kaç konak yerinde su bulamaz. Sonunda bir kilise görür ve o yana yönelirler. Kiliseye varır su isterler. Kilisedekiler:
-10 mil uzakta su var.
Hz. Ali r.a.
- Oraya gitmeye gerek yok ÅŸurayı kazın. continue reading »
DerviÅŸin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. ‘Nasıl yaÅŸar bu hayvan, ne yer ne içer?’ diyerek, Allah’ın lütfuna hayran oldu.
Derken bir arslan çıkageldi, aÄŸzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doÄŸru sürünerek yaklaÅŸtı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. continue reading »