Adet dönemi ayet, sure okunur mu

ADETLİYKEN FATİHA SURESİ OKUNUR MU?

41 yorum

#1Nehir26/10/2010, 07:52

Adet dönemi ayet, sure okunur mu? Az sonra sorunuzu yanitlamaktan memnuniyet duyacagiz.

#2Zeyno26/10/2010, 07:59

“Kadınlar namaz kılamadıkları âdetli ve lohusa oldukları günlerde

1 Kur’ân-ı Kerim okuyabilirler mi?
2 Âyetü’l-kürsi ve İhlâs okuyabilirler mi?
3 Besmele, kelime-i tevhid, kelime-i şehadet, salavat-ı şerife, tesbih ve zikir çekebilirler mi?
4 Dini kitapları okuyabilirler mi?
5 Radyodan dinledikleri Kur’ân’ı içlerinden tekrarlayabilirler mi?
6 Arapça Besmele yazabilirler mi?”

Bu soruların tamamına toplu olarak şöyle cevap vermeye çalışalım:

Cünüp, âdetli veya lohusa olan kadın Kur’ân âyetlerinden hiç birini okuyamaz, caiz değildir
Bu hususta Resulullah (asm) şöyle buyururlar:

“Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz”1

Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz Ancak dua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir

Meselâ, bir ulaşım aracına binerken okunması sünnet olan “Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn (Her türlü noksandan münezzehtir o Allah ki, bunu bizim hizmetimize verdi, yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi”2

Aynı araçtan inerken de “Rabbenâ enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayrü’l-münzilîn (Ey Rabbim, beni hayır ve bereketi bol bir yere indir Misafir ağırlayanların en hayırlısı Sensin)3
Bir musibet ve ölüm haberi alınca, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Muhakkak biz Allah içiniz ve muhakkak yalnız Ona dönücüleriz)4

Yine bir işe başlarken “Bismillâhirrahmânirrahîm” demek, şükür maksadıyla “Elhamdülillah” demek de bu kabildendir

Aynı şekilde Fâtiha, Âyetü’l-kürsî, Felâk, Nâs ve İhlâs Sûrelerini zikir maksadıyla, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle okumak haram değildir

Mâlikî mezhebine göre, hayızlı ve lohusa olan kadının az miktarda Kur’ân okumasında bir mahzur bulunmamaktadır Bu az miktar da yukarıda adı geçen sûreler miktarıdır Bu meseleye delil olarak; kadınların uzun süre bu halde kalmış olduklarından dolayı istihsânen caiz görmüşlerdir

Hanbeli ve Hanefi mezhebine göre, Kur’ân-ı Kerimin kelimelerini heceleyerek, harf harf okumak caizdir Çünkü böyle bir okuyuş “kıraat”e girmemektedir Yine tilavet olmadan Mushafa bakmayı, sesini çıkarmadan içinden okumasını da caiz kabul etmişlerdir Çünkü bu durumda da kıraatten (okumaktan) söz edilmez5

Bütün bu görüşler müçtehid imamların çeşitli delillere dayanarak vardıkları içtihad farklılıklarıdır ve hepsi de doğrudur

Bunun yanında, Kelime-i Şehâdet, Kelime-i Tevhid, istiğfar, salavat-ı şerife gibi tevhid ve zikir cümlelerini bir veya birden fazla okumak caizdir

Hanımların bugünlerde Kur’ân-i Kerimin dışında tefsir, hadis ve fıkıh gibi dinî kitapları ellerine almaları İmam-ı Âzama göre caizdir Ancak bu kitapların içinde bulunan âyetlere el sürmemeleri gerekir
Kur’ân âyetlerinin bu durumda iken yazılması meselesinde el-Feteva’l-Hindiyye’de şu kayıtları okuyoruz:
“Cünüp veya hayızlı olanların yazmakta oldukları satırların arasına Kur’ân’dan bir âyet yazmaları mekruhtur Fakat yazdıkları bu âyetleri okumazlarsa mekruh olmaz

“İmam-ı Muhammed ise, bu kimselerin Kur’ân yazmamaları bana göre en sevimli davranıştır, diyerek bu hususta ihtiyatlı ve dikkatli olmayı tavsiye etmektedir”

Buna göre, Besmele de Kur’ân’dan bir âyet olduğundan hayızlı iken yazılmaması daha isabetli olur
Bu arada hangi mezhebe bağlı olursa olsun, bu haldeki bir kadın Kur’ân’ın bir âyetine bile el süremez Ancak Kur’ân’a yapışık olmayan temiz bir bez ve kâğıtla tutabilir

1 İbni Mâce, Tahâret: 105
2 Zuhruf Sûresi, 13
3 Mü’minûn Sûresi, 29
4 Bakara Sûresi, 256
5 Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî ve Edilletühû, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, 1: 288-9
6 İbni Mâce, Tahare: 119
7 Bidâyetü’l-Müctehid, 1:110; el-fıkhu’l-İslâmî ve Edilletühû, 1: 422

#3sude26/10/2010, 08:01

İster oku ister okuma. Bu sana bağlı. Kurallar, gelenekler, kanunlar yani hukuk da null hypotesistir.

Zaten Hz. Ebubekir zamanında yazıp toparlanmaya başlayan ve Hz. Osman zamanında bitirildiği söylenen 4 veya 6 kopyası yazılan ilk Kuranlarda Fatiha suresi yoktu. Emeviler döneminde eklenmiştir. I. Velid

Anlamı da Allah tarafından gönderilmişe benzemez, bir duadır.

#4demir_8326/10/2010, 08:09

Hayırlı ramazanlar adetliyken internet üzerinden yasin-i şerif okumamızda sakınca varmıdır.
teşekkürler iyi günler

#5nazo26/10/2010, 08:16

selamün aleyküm adet dönemim bitti abdestimi aldım namazımı kılacaktım çamaşırımda ceviz büyüklüğünde kan geldi ne yapmam gerekiyor

#6xxtekmilexx26/10/2010, 08:18

Hayızla İlgili Meseleler

104- Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir. Bu konu ile ilgili başlıca meseleler şunlardır:
105- Kadınlar en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da "Sinn-i İyas" denilen adet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır.

(Malikîlere göre, henüz dokuz yaşına girmemiş bir kızdan gelen bir illet kanıdır, hayız değildir. Dokuz ile on iki yaş arasında bulunan bir kızdan gelen kan, uzman kimselere gösterilir. Kesinlikle hayız kanı olduğunu söyler veya şübhe içinde kalırlarsa, hayız görmüş sayılır. Hayız kanı olmadığını kesinlikle kararlaştırırlarsa, bir illet kanı sayılır, hayız hükmüne girmez. On üç yaşını geçmiş bir kadından elli yaşına kadar gelen kan, mutlaka hayızdır. Elli yaşını geçmiş bir kadından yetmiş yaşına kadar gelen kan da uzmanlara gösterilir ve ona göre hüküm verilir. Yetmiş yaşından itibaren gelen kan ise, kesinlikle istihaze (bir illet kanı) dir.

Şafiîlere göre, adetlerin kesilmesi için belli bir zaman yoktur. Hayat boyu hayız kanı devam edebilir. Bu hususta bölgelerin iklimi etkili olur. Çünkü adet müddeti, bölgelerin sıcak ve soğuk olmasına göre değişir. Ancak çoğunluk olarak altmış iki yaşında iken kesilir.

(Hanbelîlere göre, iyas (adetten kesilme) zamanı elli yıldır. Bundan sonra gelen kan kuvvetli de olsa, istihaze (illet) kanıdır, hayız kanı değildir.)

106- Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir). En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat)… Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır. Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devam etse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur.

(Malikî mezhebine göre, ibadetler için adetin en azı diye bir müddet yoktur. Çok az bir zaman içinde görülen kanla adet hali gerçekleşir. Fakat ölüm ve boşanma iddetleri ile istibralar bakımından adetin en az müddeti bir gün veya bir günün bir mikdarıdır. Adetin en çok müddeti ise, gebe olmayan yeni adet görmeye başlamış kadın (Mübtedie) hakkında on beş gün takdir edilir.)

107- İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz. Fakat bundan çok olabilir. Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir. Böyle temizlik hali devam eden kadına Münteddetü’t-Tuhr (Temizliği devamlı) denir.

(Malikîlerle Hanbelîlere göre, bu hayız arasında kanın kesildiği günlere Temizlik günleri (Yevmü’n-Neka) denir. Hayız olan kadın, bu günlerde temiz sayılır. Diğer adet halinde olmayan kadınların temiz halinde sayılır, onlar gibi ibadet eder. Tuhr’un en az müddeti sekiz veya on veya on yedi gündür. Hanbelîlere göre ise, on üç gündür.)

108- Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir. Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler. Böyle bir kadına "Mu’tade" denir. Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir. Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur. Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir.

109- Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir. Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır.

110- Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir. Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altıgün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur.
Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir. Bununla beraber İmam Ebû Yusuf’a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir. Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında "Fesh-î adet" de denilmektedir.

111- Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır. Bu halde adet değişmiş olur. Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır. Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur. Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur. Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur. Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur.

Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir. Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır.

112- Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir. Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur. Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır. Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır.

Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.

113- Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına "Mütehayyire" denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam
Sarahsî’nin "Mebsûd" isimli kitabında vardır.

114- Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır. Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz. Böyle bir kıza "Mübtedie" denir. Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır. O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir. İmam Azam’dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder.

115- Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz. Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.

116- Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir.

Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz. Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir. Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur.

(Durumunuzu tam olarak bilmediğimizden tüm konuyu verdim siz size uygun olanı yapın..)

#7zeytin26/10/2010, 08:26

bir dileğimin olmasını çok istiyorum;yasin suresini mübin duasını okuyarak okuyordum fakat ;adetliyken yasini ve mübin duasını internet üzerinden okusam günah olurmu?

#8black26/10/2010, 08:31

Hayzlıya (Hayız-adet dönemi-regl)serbest olanlar
Yasak edilenlerin dışında her şey yapabilir. Mesela şunları yapar:
1- Hayzlı kadın, Besmele, salevat-ı şerife, kelime-i tevhid, istiğfar ve bütün duaları okuyabilir, tesbih çeker, zikreder. Fâtiha, Rabbenâ âtina.., Rabbenağfirli… ve daha başka dua âyetlerini dua niyetiyle ezberden okuyabilir. Hayzlı iken kabir ziyaretine gidebilir, dua niyetiyle orada Fatiha okur. Her namaz vaktinde abdest alıp, o namazı kılacak kadar zaman oturup zikreder, tesbih çekerse, en iyi kıldığı namazın sevabını kazanır.

2- Cünübe saç ve tırnak kesmek mekruh, ama hayzlıya mekruh değildir. Cünüpken de, hayzlı iken de saç boyatabilir. Hayzlı iken yiyip içilebilir; fakat cünüpken ağzını yıkamadan yiyip içmek mekruhtur ve fakirliğe sebeptir. Oruç için sahura kalkan kimsenin, vakit dar ise, elini ağzını yıkadıktan sonra, yiyip içmesi, daha sonra gusletmesi günah değildir. (Halebi)

3- Kadın cünüp iken hayz görse, cünüplük için gusletmesi iyi olur, hayz bitinceye kadar bekleyip, sonra ikisi için bir gusletmesi de caizdir. Cünübün ağzını yıkamadan yiyip içmesi tenzihen mekruhtur. Çünkü ağzına aldığı su, müstamel olur. Müstamel suyu içmek ise mekruhtur. Hayzlı böyle değildir. Hayz iken gusletmesi emredilmedi. Hayzlı kadın, göğsünü yıkamadan, çocuğunu emzirebilir. Cünüp kadının, yıkamadan emzirmesi mekruhtur. (Hadika)

4- Tilavet secdesini işiten cünüp kimse, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapar. Fakat hayzlı ve nifaslı olana temizlendikten sonra da tilavet secdesi gerekmez.

5- İstihaza günlerindeki kadın, idrarını tutamayan, devamlı burnu kanayan veya bir akıntısı olan kadın gibi, özür sahibi olur. Namaz kılması ve oruç tutması lazım olur ve kan gelirken de vaty caiz olur. İstihaza kanı hastalık alametidir. Çok akarsa doktora gitmelidir.

Sual: Abdestsiz iken dua, salevat söylenir mi?
CEVAP
Abdestsiz, dua okumak, istiğfar çekmek, salevat-ı şerife getirmekte mahzur yoktur. Boş dururken de, iş yaparken de bunları okumak çok iyi olur. Abdestli olursa daha çok sevap olur. Abdestsiz olursa da, hatta muayyen özürlü iken de mahzuru olmaz.

Sual: Muayyen günlerde Mektubat, İlmihâl okunur mu ve elimizde taşınır mı?
CEVAP
Okunabilir ve ihtiyaç olunca elde taşınır.

Sual: Mübarek gecelerde namaz kılın, gündüz oruç tutun, Kur’an okuyun diyorsunuz. Hayzlı kadınlar bunların hiç birisini yapamaz. Bizim ne yapmamızı tavsiye edersiniz?
CEVAP
Hayzlı kadın şunları yapabilir:
1- Sadaka verebilir.
2- Evde birisi Kur’an-ı kerim okursa dinleyebilir.
3- Her çeşit zikir ve dua edebilir.
4- Hepsinden daha kıymetlisi de ilim öğrenebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Bir saat ilim öğrenmek gece sabaha kadar ibadet etmekten kıymetlidir. Bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.)

(İlim öğrenmek, namaz, oruç, hac ve cihaddan daha kıymetlidir.)

(İlim öğrenip de amel etmeyen bile; bin rekat namaz kılmasından daha fazla sevap alır. Eğer öğrendiği ilimle amel ederse veya başkasına öğretirse, hem bunun sevabını alır, hem de kıyamete kadar bununla amel edenlerin sevabını alır.)

(İlimden bir mesele öğrenmek, dünyadaki her şeyden kıymetlidir.)

İlmin bu önemi, ibadetlerin sahih olması içindir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Fıkhı bilmeden ibadet eden, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkana benzer.)

Belki ilmi nereden ve nasıl öğrenebiliriz diye sorabilirsiniz. En uygun ilim, ilmihal okumaktır. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabı ise en uygun ilim kitabıdır.

Sual: Hayzlı iken, kabir ziyaretinde Fatiha okuyup ölünün ruhuna bağışlayabilir miyiz?
CEVAP
Evet, okuyabilir ve bağışlayabilirsiniz.

Sual: Her hafta hatmi tehlil okuyoruz. Hayzlı iken de okuyup hediye edebilir miyiz?
CEVAP
Evet, okuyabilir ve hediye edebilirsiniz.

Sual: Hayızlı iken, abdest almak veya gusletmek caiz midir?
CEVAP
Evet, caizdir. Fakat, bu abdest ile namaz kılınmaz, Kur’an-ı kerim okunmaz. Hayızlı kadın, her namaz vaktinde abdest alıp, seccadesi üzerinde, o namazı kılacak kadar zaman oturup, tesbih okursa, salevat getirirse, dua ederse veya herhangi bir zikir yaparsa, en iyi kılmış olduğu bir namazın sevabını kazanır. (Ey Oğul İlmihali)

Sual: Hayzlı kadın, kabir ziyareti yapabilir mi?
CEVAP
Hayızlı veya cünübün, kabir ziyaret etmesinde, bir sakınca yoktur. (Hindiye)

Hayzlı iken, dua niyetiyle Fatiha okunup, ölüye bağışlanabilir. Ancak, her duayı abdestli okumak daha iyidir.

kaynak

#9nevin26/10/2010, 08:35

selamün aleyküm bu aksam adet dönemimin baslangici oldu dahaca tam olarak gelmiyor cok acik renkte ve az sormak istedigim soru o sekilde kuran okuyabilirmiyim

#10asosom26/10/2010, 08:44

selamün aleyküm aksam adet dönemimin baslangici oldu henüz cok acik renk ve cok az geliyor o sekilde kuran okuyabilirmiyim

#11Bloody26/10/2010, 08:51

Aleykum selam başlangıç dönemi olduğu için abdestiniz geçerli olmaz dolayısıyla kuran da okumanız doğru değildir.

#12azra2326/10/2010, 08:55

adetliyken çeşitli dua kitaplarını elimize alıp okuyabilir miyiz?

#13Nicole26/10/2010, 09:02

Okuyabilirsiniz dua okumakta herhangi bi sorun yoktur..

#14nesih26/10/2010, 09:07

adetliyken kabir ziyareti yapabilirmiyim

#15Almira26/10/2010, 09:13

Yapılabilir hasta insanların kabir ziyareti yapabileceği gibi adetli insanlarda kabir ziyareti yapabilirler..

#16zeyhal26/10/2010, 09:19

bi bayan adetliyken bi isteğinin olması için tefriciye çeklicek ama başkasınavermek istemiyo yane dağıtmak istemiyo ama adetli okyabilirmi

#17oraj26/10/2010, 09:25

Okuyabilir tefriciyede dua olduğundan hiç bi sakıncası yoktur..

#18pelin26/10/2010, 09:31

selamün aleyküm..
regl dönemimdeyim.. ama carsamba sabahına kadar 300 tane bitirmem gereken tefriciye dusaı okumam gerekiyor.. okumamda bir sakınca var mıdır..??? yardımcı olursanız çok sevinirim..
hayırlı geceler..

#19bayan box26/10/2010, 09:34

“Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.”

Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz. Ancakdua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir.

#20kul26/10/2010, 09:38

“Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.”

Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz. Ancakdua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir.

bi bayan adetliyken bi isteğinin olması için tefriciye çeklicek ama başkasınavermek istemiyo yane dağıtmak istemiyo ama adetli okyabilirmi

Okuyabilir tefriciyede dua olduğundan hiç bi sakıncası yoktur..

#21elmas26/10/2010, 09:40

yha hastayken ayetel kürsi okunur mu?

#22haysem26/10/2010, 09:44

adedliyken insan dua okuyaailir mi

#23king.man26/10/2010, 09:52

“Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.”

Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz. Ancakdua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir.

Meselâ, bir ulaşım aracına binerken okunması sünnet olan “Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn (Her türlü noksandan münezzehtir o Allah ki, bunu bizim hizmetimize verdi, yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi.”2

Aynı araçtan inerken de “Rabbenâ enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayrü’l-münzilîn (Ey Rabbim, beni hayır ve bereketi bol bir yere indir. Misafir ağırlayanların en hayırlısı Sensin).3
Bir musibet ve ölüm haberi alınca, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Muhakkak biz Allah içiniz ve muhakkak yalnız Ona dönücüleriz).4
Yine bir işe başlarken “Bismillâhirrahmânirrahîm” demek, şükür maksadıyla “Elhamdülillah” demek de bu kabildendir.

Aynı şekilde Fâtiha, Âyetü’l-kürsî, Felâk, Nâs ve İhlâs Sûrelerini zikir maksadıyla, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle okumak haram değildir.

Hanımların bugünlerde Kur’ân-i Kerimin dışında tefsir, hadis ve fıkıh gibi dinî kitapları ellerine almaları İmam-ı Âzama göre caizdir. Ancak bu kitapların içinde bulunan âyetlere el sürmemeleri gerekir.
Kur’ân âyetlerinin bu durumda iken yazılması meselesinde el-Feteva’l-Hindiyye’de şu kayıtları okuyoruz:
“Cünüp veya hayızlı olanların yazmakta oldukları satırların arasına Kur’ân’dan bir âyet yazmaları mekruhtur. Fakat yazdıkları bu âyetleri okumazlarsa mekruh olmaz.
Bu arada hangi mezhebe bağlı olursa olsun, bu haldeki bir kadın Kur’ân’ın bir âyetine bile el süremez. Ancak Kur’ân’a yapışık olmayan temiz bir bez ve kâğıtla tutabilir.

#24ayfer26/10/2010, 09:58

kuran kursuna gidiyorum.öğrenmek için adetliyken kuran okumak günahmı.yoksa okuyabilirmiyim.

#25seqer_26/10/2010, 10:05

selamün aleyküm adetliyken çevirgel duası okunurmu

#26alkimx26/10/2010, 10:11

hayızlı iken ezbere ayetel kürsi okumak istiyorum.fakat ezberede olsa hayızlı iken kurandan bir ayet bile okunamayacağı söyleniyor.ne yapmalıyım

#27gulgul26/10/2010, 10:18

sayın misafir önce şunu bilmeniz hayırlı olacaktır.insanlığınanaerkil olduğunda kadının regl kanı kutsaldı daha sonra ataerkil düzene geçilince kadının hayız kanı kutsallıktan iğrençliğe evrildi tabi bunda erkek peygamberlerin etkisi çoktur.sünni inanca göre ulema kadının kurana dokunmaması gerektiğini söyler. kaynaklarıda şu ayettir ” layemessehu illal mutehherun(vakıa 56)bazı mealciler bu ayete eklemeler yaparak değişik anlam veriyorlar
çıplak anlamı şudur temiz olmayan dokunmasın
sünni islamda cevaz verilen şudur bir kadın hayızlıyken kurana el süremez ama dua (dolayısıyle kuran) okuyabilir bu konuda merakınızı gidermek istiyorsanız nisa (kadın) suresini okumanızı öneririm

#28dertli26/10/2010, 10:24

Sanırım aradıgınız cevab burda.

#29Oznur0226/10/2010, 10:32

Malesef ciddi bir cehalet içinde yazmışisınız islam la alakalı olmadığınız anlaşılıyor, Fatiha suresi ALAK suresinin ilk 5 ayetinden sonra 7 ayet şeklinde inmiştir, bir bütün halinde inen ilk suredir. KURAN-I KERİM’e sonradan eklenmesi diye bir şey yoktur hatta kuranda fatiha suresi hakkında 15 / HİCR – 87 özellikde bilgi verilmiş önemi vurgulanmıştır: And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha’yı ve Kuran-ı Azim’i verdik.

Yukarıda söylediklerinizin tamı dayanaksızdır,topkabı sarayında sergilenen kutsal emenatler müzesinde ilk el yazması KUTSAL KİTAPLARLA şuan ki kutsal kitaplar arasında virgül dahi farklı değildir.

inkarcı ve deformasyoncu kişilere kişiler hakkında yine KURAN-I KERİM de HİCR/9 da Kur’an değişmiştir derler. Halbuki (Onu biz indirdik, biz koruruz) buyuruluyor.

Tabiki inancınıza saygı duyuyoruz ancak insan bilmediği konuda konuşmamalıdır…

SAYGILAR…

#30pinkangel26/10/2010, 10:40

hayır okuyamazsınız

#31layka198226/10/2010, 10:47

slm arkadaşlar adetimin ilk günü olucak bu akşam yeni anladım bunu ama bi dua var onu yapmak istiyorum yapabilir miyim acaba lütfen bi cvp yazın…

dua bu ve şu şekilde yapılıyor :

Dilediğini Yaz ve Akan Suya Bırak
sıkıntıda kaldığında yahut bir acizlik yaşayıp bunaldığında yani tıkandığında birde bunu deneyin…Allahümme eselüke bi nüri veçhikel kerimillezi erkani arşik ve bi ruhi Seyyidina Muhammedin Sallallahü aleyhi ve sellem En tersil hadimü haza el ayetüşşerifetüFi sehmiminsemum ve harabbüminnar..bu dua başka şey içinde okunabilir..bu duanın arapcasını yaz ve altına isteğini yaz akan suya veya denize at…bu duanın ilahi bir dilekçe olduğunu ŞEYHÜLİSLAM EBUSSUT EFENDİ naklettmiş.

#32Tansu Daldagul26/10/2010, 10:54

Adetli olmanız dua okumanıza engel değildir sadece kuran okuyamazsın.Siz duanızı okuyunuz.

#33Hatice3926/10/2010, 11:01

bır dılegımın cok olmasını ıstıyoum 3-4 gundur dua edıyorum ara vermeden okumam gerekıyordu ama adet oldum bugun kuran okumasamda ole surele dualar okusam genede gunah olurmu boyleyken abdest alıp genede duamı edemezmıyım ?? benım ıcın cok onemlı

#34seven2226/10/2010, 11:07

Siz duanızı okumaya devam edin regl olmuş olmanız dua ukumanıza engel değildir.Sadece abdestsiz kuran okuyamazsınız. (Abdest almadan kuran dinleyebilirsiniz.)

#35ijkl76626/10/2010, 11:14

sadece bu allahla sizin aranızda olan bişey rabbim niyetinize göre verecektir.siz gönlünüzü neye göre yöneltirseniz öyle yapın.şüphesiz allah herşeyi en iyi gören ve bilendir.allah kabul etsin

#36SUMEYRA26/10/2010, 11:19

adetliyken kuran-ı kerim okunurmu mecburum okumam lasım ne yapmalıyım

#37nursen7726/10/2010, 11:26

Alttaki mesajları okuyun.

#38canansuslu26/10/2010, 11:29

adetliyken yasin-i şerif okunur mu? bugün kadir gecesi ve ben bunu okumak istiyorum biri cevap yazsın lütfen

#39nisa19_8626/10/2010, 11:33

dua okuyabilirsiniz derken ben anlyamıyorum, bir saatten fazladır araştırıyorum. lütfen açıklarmısınız. kuran açmadan kısa süreleri okuduğumuzda mesela duha suresi bu duamıdır. elemneşrahleke vb. kurandan değilde kağıttan okusak. birde RABİYESSİR NEDİR. tamam dua diyoruzda, kurandanmıdır. tefriciye okuyabiliyoruz, rabbiyessiri okuuyabilirmiyiz? teşekkür ederim peşinen.

#40omar334426/10/2010, 11:37

bende tereddütteyim maliki meshebini örnekk alıp okunabilirmi kuran-ı kerim…

#41_dilek_26/10/2010, 11:44

Hayızla İlgili Meseleler

104- Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir. Bu konu ile ilgili başlıca meseleler şunlardır:
105- Kadınlar en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da "Sinn-i İyas" denilen adet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır.

(Malikîlere göre, henüz dokuz yaşına girmemiş bir kızdan gelen bir illet kanıdır, hayız değildir. Dokuz ile on iki yaş arasında bulunan bir kızdan gelen kan, uzman kimselere gösterilir. Kesinlikle hayız kanı olduğunu söyler veya şübhe içinde kalırlarsa, hayız görmüş sayılır. Hayız kanı olmadığını kesinlikle kararlaştırırlarsa, bir illet kanı sayılır, hayız hükmüne girmez. On üç yaşını geçmiş bir kadından elli yaşına kadar gelen kan, mutlaka hayızdır. Elli yaşını geçmiş bir kadından yetmiş yaşına kadar gelen kan da uzmanlara gösterilir ve ona göre hüküm verilir. Yetmiş yaşından itibaren gelen kan ise, kesinlikle istihaze (bir illet kanı) dir.

Şafiîlere göre, adetlerin kesilmesi için belli bir zaman yoktur. Hayat boyu hayız kanı devam edebilir. Bu hususta bölgelerin iklimi etkili olur. Çünkü adet müddeti, bölgelerin sıcak ve soğuk olmasına göre değişir. Ancak çoğunluk olarak altmış iki yaşında iken kesilir.

(Hanbelîlere göre, iyas (adetten kesilme) zamanı elli yıldır. Bundan sonra gelen kan kuvvetli de olsa, istihaze (illet) kanıdır, hayız kanı değildir.)

106- Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir). En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat)… Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır. Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devam etse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur.

(Malikî mezhebine göre, ibadetler için adetin en azı diye bir müddet yoktur. Çok az bir zaman içinde görülen kanla adet hali gerçekleşir. Fakat ölüm ve boşanma iddetleri ile istibralar bakımından adetin en az müddeti bir gün veya bir günün bir mikdarıdır. Adetin en çok müddeti ise, gebe olmayan yeni adet görmeye başlamış kadın (Mübtedie) hakkında on beş gün takdir edilir.)

107- İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz. Fakat bundan çok olabilir. Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir. Böyle temizlik hali devam eden kadına Münteddetü’t-Tuhr (Temizliği devamlı) denir.

(Malikîlerle Hanbelîlere göre, bu hayız arasında kanın kesildiği günlere Temizlik günleri (Yevmü’n-Neka) denir. Hayız olan kadın, bu günlerde temiz sayılır. Diğer adet halinde olmayan kadınların temiz halinde sayılır, onlar gibi ibadet eder. Tuhr’un en az müddeti sekiz veya on veya on yedi gündür. Hanbelîlere göre ise, on üç gündür.)

108- Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir. Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler. Böyle bir kadına "Mu’tade" denir. Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir. Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur. Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir.

109- Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir. Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır.

110- Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir. Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altıgün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur.
Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir. Bununla beraber İmam Ebû Yusuf’a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir. Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında "Fesh-î adet" de denilmektedir.

111- Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır. Bu halde adet değişmiş olur. Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır. Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur. Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur. Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur. Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur.

Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir. Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır.

112- Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir. Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur. Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır. Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır.

Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.

113- Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına "Mütehayyire" denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam
Sarahsî’nin "Mebsûd" isimli kitabında vardır.

114- Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır. Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz. Böyle bir kıza "Mübtedie" denir. Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır. O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir. İmam Azam’dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder.

115- Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz. Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.

116- Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir.

Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz. Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir. Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur.

(Durumunuzu tam olarak bilmediğimizden tüm konuyu verdim siz size uygun olanı yapın..)

Yorumuzunu Ekleyin

Üye Adı:
E-mail:
Website:
Yorum:

Diğer YazılarAna Sayfa

Çanakkale Savaşını Anlatan Fotoğraflar

Çanakkale Savaşını Anlatan Fotoğraflar(0)

Çanakkale Savaşını her yönü  ile anlatan en güzel resimler 1915-16 yılları arasında gerçekleşen ve tarihimizdeki en şanlı zaferlerden biri olan Çanakkale savaşına ait tarihi fotoğraflar:

Necmeddin İmad Kimdir Kısaca Hayatı

Necmeddin İmad Kimdir Kısaca Hayatı(0)

Evliyalardan Necmeddin İmad Kimdir Necmeddin İmad On ikinci ve on üçüncü asırlarda Anadolu’da yaşayan velîlerden. Kayseri’de yaşamış olan Necmeddîn İmâd hazretlerinin hayâtıyla ilgili ayrıntılı bilgi yoktur. Necmeddin İmad Ancak Halvetiyye yolu ileri gelenlerinden olduğu ve 1224 (H.621) senesinde Kayseri’de vefât ettiği bilinmektedir. Kabri Kayseri’nin KalenderhâneSerçeoğlu mahallesinde ve HüseyinBey Hamamı karşısında olup, ziyâret edilmektedir.

Derimiz Suyun Altında Neden Büzüşür?

Derimiz Suyun Altında Neden Büzüşür?(0)

Derimiz Neden Suyun Altında Büzüşür? İnsan vücudu neredeyse su geçirmezdir. Vücudumuz sebum adında su geçirmez bir yağ ve mum karışımı üretir. En fazla sebum kafa derisi ve yüzümüzün üstünde bulunur.Bu yüzden en çok bu bölgeler yağlanır. Avuç içlerimizde ve özellikle ayaklarımızın altında sebum maddesinden fazla olmadığı için daha az su geçirmezlerdir. Küvet yada havuzda uzun

Pir Murad Baba Kimdir Kısaca Hayatı

Pir Murad Baba Kimdir Kısaca Hayatı(0)

Pir Murad Baba Kimdir ? Doğum yılı : 1915, vefatı: 11.11.2009 Annesi Güllü H tûn; Samsun’da medfun. Babası, Ömer Baba; Köy kabristanında. Pir Baba Hazretleri’nin hayatını sürdürdüğü yer; Gümüşhane ilinin Kelkit-Köse İlçesi’ne bağlı, eski ismi Şurut olan bugünkü adıyla Kabaktepe olarak bilinen köy, tarihte Seyyid Ahmed Baba ÇAĞIRGAN Hazretleri adına kaydedilmiş, bir vakıf köyüdür. Kabaktepe

Muhammed Ömer Kimdir Kısaca Hayatı

Muhammed Ömer Kimdir Kısaca Hayatı(0)

Muhammed Ömerin Hayatı Hakkında Bilgiler Molla Muhammed Ömer 1996′da Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesiyle Afganistan’ın büyük bir kısmı tarafından devlet başkanı olarak tanınan; ama uluslararası alanda Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler üyesi birçok ülke tarafından devlet başkanlığı tanınmayan Afganistan eski devlet başkanı. Taliban’ın lideri.

Devamı
















Sponsors



İletişim

Sosyal networks

Gözde Kategoriler

Gizlilik Bildirimi © 1997-2013 odin.net Tüm hakları saklıdır. Site Haritası