Tevâfuk Nedir ?
Tevâfuk, bu kelime lügatte; birbirine denk gelme, latîfâne bir âhenkle uyum içinde olma ma’nâlarını taşır. Evet, ma’nîdâr ve hikmetli gayelerle, güzel ve latîf bir tenâsüp, bir nisbetle birbirine bakan ve uygunluk arzetmekle bir nizâmı gösteren, yani birbirine tevâfuk eden her ÅŸey işâret ve isbât eder ki; kâinatta zerre kadar kör tesâdüfe yer yoktur.
Kezâ; bir başıboÅŸluk, ÅŸuûrsuz sebebler altında vücûda gelme veya kendi kendine oluÅŸ ya da doÄŸa kanunları dedikleri tabiat hâkimiyeti düşünülemez. Hiç bir ÅŸey Cenâb-ı Hakk’ın dâire-i ilim ve kudretinden hâriç olmadığı gibi, dâire-i irâdesinden dahi hâriç deÄŸildir.
Her ÅŸeyde; ister küllî, ister cüz’î olsun; bir kasıt ve bir irâdenin cilvesi vardır. Yani, Allah dilemedikçe hiç bir ÅŸey olmaz. Bütün bunlar gösterir ki: “Kâinatta tesâdüf, hakîkî olarak yoktur.”
Esâsen bütün ilimler, kâinattaki bu hârika nizâmın düstûrları, esâslarıdırlar. Bu yolda yapılan tüm ilmî çalışmalar ve araştırmalar, işte bu; aslâ tesâdüf ve abesiyete yer olmadığı, her şeyde yüksek gâyeler ve ulvî hikmetler bulunduğu prensibini peşînen kabûl ile bunları keşfetme gâyesine ma’tûftur.
Bütün bu hakîkatler, tevâfuka; yani her ÅŸeyin birbirine denk gelip bir nizâm ve uygunluk içinde oluÅŸunun ma’nâsına işâret ederler. Åžu halde, tevâfuk gösterir, akla kapı açar ki; perde arkasında biri var!
Evet, O; Sultân-ı Kâinât’tır. Her ÅŸeyin anahtarı O’nun yanında, her ÅŸeyin dizgini O’nun elindedir. Her ÅŸey O’nun emriyle halledilir. Hiçbir ÅŸey başıboÅŸ olmayıp, dâire-i meşîetinden (O’nun irâde ettiÄŸi dâireden) hâriç deÄŸildir.
En küçük fertleriyle dahi, bir bütünlük ve birliÄŸi muhâfaza ederek uyum içinde olma hâdisesi, yani tevâfukat; bir kelime-i vâhide (tek kelime) hükmünde olan ve âyetleri birbirine bakan Kur’ân-ı Hakîm’de dahi, hârika bir sûrette vardır.
Mart 05 2008 05:54 pm | Makaleler
Yorum Yapabilirsiniz
Sen, olmalısın Giriş Bir Yorum Yaz.