Efendimizi Yaratana zikirler olsun
Bize Efendimiz Hz. Muhammed’i (S.a.v.) gönderen, tanıtan ve sevdiren Rabbimize şükürler olsun. Ey Yüce Yaratıcı; Sana ne kadar şükretsek ve Seni ne kadar zikretsek azdır. Tüm zikirler Sana’dır. Sen her şeye Kadirsin ve her şeyin üstündesin. Subhanallahi ve bihamdihi, Subhanallahil Azim.
Efendimiz ve zikir
* Peygamber efendimiz’e (s.a.v);
İşlerden hangisi faziletlidir? Diye sordular. Buyurdu ki; “Öldüğü zaman dilinin, Allah-u Teala’nın zikri ile yaÅŸ olmasıdır.” (Beyhaki)
*Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu; “İşlerinizin en iyisinden, Allah-u Teala indinde en makbulünden, derecelerinizin en yükseÄŸinden altın ve gümüş sadaka vermekten, daha üstün olandan ve sizin boyunlarınızın vurulduÄŸu ve boyunlarını vurduÄŸunuz düşmanlarla Allah yolunda cihat etmekten daha iyi olan amelinizi size haber vereyim mi? Ya Resulullah nedir? dediler. “Zikrullahtır” buyurdu. (Tirmizi) Yani Allah-u Teala’yı hatırlamaktır, anmaktır buyurdu.
* Peygamber efendimiz (s.a.v) buyurdu; Gafillerin arasında Allah-u Teala’yı anan; ölüler arasında canlı gibi, kuru ağaçlar arasında yeşil ağaç gibi, harpten kaçanlar arasında harp eden asker gibidir. (Ebu Nuaym)
* Ebu Hureyre’den (r.a) Resulullah’ın şöyle buyurduÄŸu rivayet edilmiÅŸtir:
“İki kelime vardır ki, dilde hafif, mizanda ise ağır gelir. Onlar; Subhanallahi ve bihamdihi, subhanallahil Azim dir.” (Buhari ve Müslim rivayet etmiÅŸlerdir.)
Münafıklıktan Sana sığınırım!
Allah(C.C.) buyuruyorlar ki; “Münafıklar Allah’ı çok az zikrederler.” (Nisa suresi/ 142) Demek ki Mümin Allah’ı çokça anmak zorundadır. Her an Allah’ı hatırda tutarak, hayatını O’nun kulu olduÄŸunu teyid eden davranışlarda bulunarak geçirmek durumundadır. Allah’tan gafil olarak geçirilen vakitler, müminler için zarar demektir. Onlar Allah’ı çokça anarlar. “Rabbini sabah , akÅŸam , içinden yalvararak ve korkarak, ancak duyabileceÄŸin kadar hafif bir sesle an, sakın gafillerden olma.” (A’raf suresi/ 205) “Ey müminler! Allah’ı çok, çok anın. Sabah - akÅŸam tesbih ve tenzih edin. Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için , üzerinize rahmet ve bereketini gönderen O’dur.” (Azhab suresi/41) Allah (C.C.) buyuruyor ki; “Beni anınız ki , ben de sizi anayım.” (Bakara suresi/152) Allah (C.C.) buyuruyorlar; “Namazı dosdoÄŸru kıl. Allah ı zikretmek en büyük ibadettir.” (Ankebut suresi/45) Allah (C.C.) buyuruyorlar; “Kurtulmak istiyorsanız, Allah-u Tealayı çok zikrediniz.” (Enfal suresi/45)
Kalbin zikirle nurlanması
Zuhruf-36: Kim Rahman’ın zikrinden yüz çevirirse Biz ona ÅŸeytanı musallat ederiz. Ve onun için ÅŸeytan arkadaÅŸtır.
Maide-91: Åžeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister.
Nur-37: Bunları ne ticaret ve ne de alışveriÅŸ Allah’ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyar. Bunlar kalplerinin ve gönül gözlerinin ÅŸeytana döneceÄŸinden korkarlar.
En’am-125: Allah kimi hidayete erdirmeyi (ruhunu Allah’a ulaÅŸtırmayı) dilerse onun göğsünü teslime (İslâm’a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse onun göğsünü göğe çıkıyormuÅŸ gibi sıkıntılı kılar. Allah mümin olmayanların üstüne iÅŸte böyle azap bırakır.
Zümer-22: Allah’ın göğsünü İslâm’a açtığı ve Rabbinden (kalbine gelen ) bir nur üzere olan kiÅŸi kalbi kasiyet baÄŸlamış (kararmış ve sertleÅŸmiÅŸ) gibi midir. Vay onlara ki kalpleri kasiyet baÄŸlamıştır, zikir sebebiyle, (zikir yapmadıkları için) onlar açık bir dalâlet içindedirler.
Furkan-70: Ama (mürÅŸidin önünde) tövbe eden ve (mürÅŸidin önünde tövbe etmek suretiyle kalbine îmân yazıldığı için) mü’min olan ve (aynı sebeple) nefsi ıslâh edici ameller iÅŸleyen kiÅŸinin Allah günahlarını sevaba çevirir. Ve Allah günahları sevaba çeviren ve rahmet gönderendir.
Zümer-23: Allah ihdas ettiÄŸi (nurların) ahsen olanlarını ikiÅŸer ikiÅŸer (rahmet-fazl ve rahmet-salâvât) kitaba müteÅŸabih (benzer) olarak indirir. Bu (nurlar)dan insanların derileri (tüyleri) ürperir ve Rablerine karşı huÅŸu sahibi olurlar, sonra Allah’ın zikri ile (bu nurlar) kiÅŸinin derilerini (vücudunu) ve (nefsinin) kalbini yumuÅŸatır (titretir, aydınlatır, tezkiye eder ve böylece kiÅŸinin ruhunu Allah’a ulaÅŸtırır ve onu hidayete erdirir). İşte bu Allah’ın hidayetidir ki, Allah dilediÄŸi kiÅŸiyi (nefsini Allah’ın nurlarıyla tezkiye ederek ve böylece Zat’ına ulaÅŸtırarak) hidayete erdirir. Kimi de dalâlette bırakırsa onun için bir hidayetçi yoktur.
Al-i imran-191: O (ulûl’elbab) ki (lüblerin, Allah’ın sır hazinelerinin sahipleri)onlar ayakta iken, otururken ve yan üstü yatarken (hep) Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki); ” Ey Rabbimiz! Sen bunları batıl olarak (boÅŸuna) yaratmadın. Seni tespih (tenzih) ederiz. Bizi ateÅŸ azabından koru.”
AHZAB-41: Ey îmân edenler, Allah’ı çok zikredin.
Müzzemmil-8: Rabbinin (Allah’ın) ismiyle zikret ve her ÅŸeyden kesilerek O’na (Allah’a) dön (ulaÅŸ, vasıl ol)
Zikir kelimesinin anlamı
Kur’an-ı Kerîm ayetlerinde ve Hadis-i şeriflerde zikir kelimesi birkaç manaya gelecek şekilde genel anlamda kullanılmıştır.
1- Bazen Kuran-ı Kerim’in bizzat kendisi kastedilmiÅŸtir; “Zikri (Kur’an-ı Kerim’i) kesinlikle biz indirdik; Elbette onu yine biz koruyacağız;”(Hicr Suresi 9)
2- Bazen namaz kılmak kastedilmiÅŸtir; “Muhakkak ki ben kendim Allah’ım. Benden baÅŸka ilâh yoktur. Öyle ise bana kullluk et: Beni zikir için namaz kıl.” (Taha Suresi: 14)
3- Bazen Cuma namazı kastedilmiÅŸtir; “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çaÄŸrıldığı (ezan okunduÄŸu) zaman, hemen Allah’ı zikretmeye koÅŸun ve alış veriÅŸi bırakın, EÄŸer siz gerçeÄŸi anlayan kimseler iseniz elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.” (Cuma Suresi: 9)
4- Bazen de ilim kastedilmiÅŸtir; “Biz, senden önce de, ancak kendilerine vahiy verdiÄŸimiz erkekleri elçi olarak gönderdik. EÄŸer bilmiyorsanız Zikir (bilgi) ehline sorunuz.” (Enbiya Suresi:7)
Sonuç olarak
Bu Ayeti Kerimelerden anlıyoruz ki, Kur;an okumak zikirdir, beÅŸ vakit namaz kılmak zikirdir, Cuma namazını kılmak zikirdir ve faydalı ilim öğrenmek de zikirdir. Ancak kaynakların çoÄŸunda, zikir kelimesinden murad edilen tesbih getirmektir, tehlil etmektir (Lailâhe illellah demektir.) Tekbir getirmektir. Peygamber (s.a.v)’e salât ve selam getirmek ve benzeri ÅŸeyleri yapmaktır.
Salat ve selam sanadır Ey Kainatın Efendisi… kaynak: www.sefaat.com
Mart 20 2008 04:35 pm | Efendimiz
Yorum Yapabilirsiniz
Sen, olmalısın Giriş Bir Yorum Yaz.