Ramazan’a Hazırlık
Çevrenizde tanıdığınız sağcı, solcu, futbolcu, tarikatçı, radikal, sanatçı, siyasi her ne ise bunların hepsi hakkında önceden edindiğiniz kanaatleri bir müddet siliniz ve yeni tanıdığınız insan muamelesi yapınız.
Göreceksiniz ki, onların sizden pek fazla farkı yok.
İsterseniz bu denemeyi kendi köyünüz veya mahallenizde beraber büyüdüğünüz ve fakat yollarınızı ayırdığınız insan için yapınız.
On sekiz yıl beraber olduğunuz insanlar sizinle aynı kültürü edinirler. Yüksek okulda edindiği farklılık yüzde beşi geçmez. O farklılıklarda slogan farkıdır.
PerÅŸembe günü Ramazan ayı baÅŸlıyor. Düne kadar yan baktığımız, hoÅŸlanmadığımız, Müslümanlığından şüphelendiÄŸimiz, “Bu oruç tutmaz” dediÄŸimiz insanların oruç tuttuÄŸunu göreceÄŸiz. Ayrılığımızın asılda/kökte olmadığını, dalda ve renkte olduÄŸunu göreceÄŸiz.
Dünyada hiçbir kurum veya kuruluş baskı ile bir şehir halkına sahur vaktinden iftar vaktine kadar zorla oruç tutturamaz.
Her köşeye iÅŸkence ekipleri koydursa, oruç yiyeni meydan yerinde assa yine de baÅŸarılı olamaz. Evinin içinde tek başına kaldığında yer ve içer. Ama hiç bir baskı olmadığı halde halkımızın yüzde doksanı yediden yetmiÅŸe bu birinci gün orucunu tutacaktır. Küçük çocuklarımız da oruç tuttuÄŸunu söyleyecek acıkınca yiyecek Anadolu tabiriyle “Tekne orucu” tutacak.
Geçen senelerde hayatı hep magazin konusu olanların birçoÄŸunun oruç tuttuÄŸunu magazin gazeteleri yazdığında bir dostum “Hocam bunları kim etkiliyor? her geçen gün oruç tutanın oranı artıyor” dediÄŸinde “Cemre etkiliyor” dedim ve “Cemre”yi anlattım.
Åžubatın 21′inde cemre suya düşer, 28′inde havaya, Mart’ın 8′inde topraÄŸa cemre düşünce toprağın baÄŸrındaki çekirdekler çiçeÄŸe dönüşür.
Mersin’de açan çiçekler, Sübhan Dağında ki çiçeklere telefon etmelerine e-Mail göndermelerine gerek kalmaz. TopraÄŸa düşen Cemre/kor, gül dalında kor gibi bir gülün açmasına sebep olurken üç bin kilometre uzaktaki bülbülü de harekete geçirip gül diyarına göç ettirir.” demiÅŸtim.
Toprağın bağrına cemre düşüyor. Kar altında uyuyan güzeller gözlerini açıyor. Toprağından silkinip çiçek gözleriyle gülümsüyorlar.
Kışın karından, tipisinden, boranından hiçbir şey, gülümseyen gözlerinde görünmüyor. Seher de saba rüzgârlarıyla teheccüde kalkıyorlar ve tan yerinin renklerinden sulanıyorlar. Karanlığın gidip aydınlığın gelişini alkışlıyorlar.
“Bizi kış boyu karanlıkta bırakanlar kahrolsun” demeye vakitleri yok. Onlar bir mevsimlik ömürlerinde güzel yüz ve güzel kokularıyla bizi güzelleÅŸtirmeye çalışırken geleceÄŸinin teminatı olan tohumlarını da çiçek özleriyle besleyip büyütüyorlar.
21′inci asrın baÅŸlarında bu milletin ve topyekûn insanlık ailesinin baÄŸrına İslâm’ın cemresi düştü. Batıda “Yükselen İslâm” üzerine yüzlerce eser yazıldı. Işığı görünce gözü kamaÅŸanlar önünü kapatmaya yöneldi. Yarasa kanadıyla güneÅŸin önü kapatılamadığı gibi, İslâm’ın yayılmasına da yardım etmiÅŸ oldular.
Geçen sene mazeretsiz oruç tutmamış tanıdığınızın Perşembe günü oruç tutmasına yardımcı olunuz.
İftar sofralarınızda fakir sayısı zenginlerden fazla olsun.
Zekât, fıtra ve sadakalarınızı fazla fazla veriniz.
Yardımlarınızı verirken yakın akraba ve yakın komşudan başlayınız.
Oruç tutmayan birini gördüğünüzde “Misafirdir” diyerek iyimserliÄŸinizi koruyunuz.
Tanıdığınız birisi ise “Benim bilmediÄŸim bir rahatsızlığı vardır” deyiveriniz.
Mahmut ToptaÅŸ
Eylül 13 2007 12:28 pm | Oruç
Yorum Yapabilirsiniz
Yorum yazabilmek için Giriş Yapmalısınız.